Absürt Yaşamlar

Özgür Ekin Vardar tarafından tarihinde yayınlandı

268 views

            Annesinin ne zaman öldüğünü nasıl bilemez insan? Duygu yoğunluğunun bu denli üst perdede olduğu bir anda olayın zamanını unutacak kadar tutarsız bir tavır sergilenebilir mi?
Belki de yaşamın anlamını yitirdiği noktadadır bu cümlenin sahibi, belki de hiç anlamı olmamıştır yaşamının.

“Bugün annem öldü. Belki de dün, bilmiyorum.”

            Camus (1913-1960), işte bu cümleyle başlamaktadır, “Yabancı” romanına. Düşüncesinin temel izlerini henüz girişte yansıtır biz okuyucularına. Absürt, Türk Dil Kurumuna göre “yersiz bulunan, akla uygun olmayan”, Camus ve daha birçoklarına göreyse “yaşamın mantıklı bir açıklamasının bulunmamasıdır, “saçma” dır.

Gerçekten tüm bu yaşadıklarımız, hedeflerimiz, inançlarımız, arzularımız ve fazlası beyhude bir çaba mıdır?

Her insan hayatında bir kez de olsa sormuştur bu soruyu kendisine. Yazın hafif meltemi tenimizde gezinirken, deniz kenarında ayaklarımız kuma bulanmış bir şekilde varoluşumuzu düşünürken ya da yalnızca kahvemizi alıp derin düşüncelere daldığımız anlarda. Özellikle alışılmışın dışında yaşadığımız bu pandemi döneminde daha sık kendimizi dinleme fırsatı bulduğumuz noktalarda absürdizm ve hissettirdikleri karşımıza çıkmaktadır. Yüzyıllar boyunca insanların hayatına bir anlam yükleme çabasına karşın akla yatkın bir cevap bulunamayacağını, daha açık bir ifadeyle hayatın anlamsız olduğunu savunur bu akım. İnsan dışındaki bütün canlılar evrenle bütündür, çünkü onlar düşünemezler, diğer bir ifadeyle akıllarını kullanamazlar, sonun yani ölüm olgusunun farkında değildirler. İşte onların bu durumu evrenle bütünleşmelerini sağlamış, varoluşlarına bir anlam katmıştır.

İnsan ise doğumundan itibaren varoluşunun sebebini aramakta ve mutlak sonunun, ölümün, en başından beri farkındadır.

            “Neden?” sorularını sorarken doğaya aykırı davranmaya başlar ve ondan uzaklaşır, yabancılaşır. Evrenle bu kadar uyumsuzken bile yaşamaya devam etmektedir insan. Bu anlamsız yaşama son vermeyi seçmek saçmayı ortadan kaldırmak gibi gözükebilir ancak ölüm yalnızca saçma ile olan bağlantımızı koparacaktır. Başka bir deyişle absürt yaşamımızın sonunu daha hızlı getirmekten başka bir şeye yaramayacaktır.

            Saçmayı kavrayan insan yaşamın beyhudeliğinin bilincine ulaşır ve tek çözümün yaşamak olduğunu bilir der Camus, asıl isyan yaşamaktır! Bu isyanı Sisyphus(sisifos)’un hikâyesini anlatarak bizlere sunar Cezayir asıllı yazar. Sisifos, ona göre başkaldırıyı temsil etmektedir. Sisifos’ unhikâyesine göz atacak olursak onun antik Yunan tanrıları tarafından cezalandırıldığını görmekteyiz. Zeus’u sinirlendirmenin sonucunu, bir kayayı yüksek tepelere yuvarlamak ve kayanın tam zirveye ulaşacakken kendi ağırlığına dayanamayıp tekrar başladığı noktaya dönmesi ve bu döngünün sürekli tekrar etmesidir Sisifos’ un laneti. Homeros Sisifos’ un lanetini şöyle anlatır: “Sisifos’u gördüm, korkunç işkenceler çekerken; yakalamış iki avucuyla kocaman bir kayayı ve de kollarıyla bacaklarıyla dayanmıştı kayaya, habire itiyordu onu bir tepeye doğru, işte kaya tepeye vardı varacak, işte tamam, ama tepeye varmasına bir parmak kala, bir güç itiyordu onu tepeden gerisin geri, aşağıya kadar yuvarlanıyordu yeniden baş belası kaya, o da yeniden itiyordu kayayı, kan ter içinde…”
Bu ceza tıpkı hayatın anlamını durmaksızın arayan insanın çabası gibidir. Ancak insan da Sisifos gibi pes etmemeli aksine bu yazgısının farkına varmalı ve kayanın başa dönüşünü her izlediğinde sisteme –tanrılara- karşı çıkarak mutluluğu bu döngüde bulmalıdır.

            Eğer Sisifos acı çekmeye başlar,muğlak kaderine boyun eğerse yenilir ve absürt hayatın döngüsü gerçekleşmiş olur; fakat o bunun yerine direnir ve saçma içerisinde ki mutlak zafer Sisifos’ undur. Camus, “insan tüm anlamsızlığına ve baskılara karşın yaşamı yenmek zorundadır” diyerek pes edecek olanlara son noktayı koymuştur.

            Ne demiş üstat, bulutların gökyüzünü kaplamış olması güneşin orada olduğu gerçeğini değiştirmez. Zorluklarla dolu olsa da yol bizim yolumuz: sırtlayın kayalarınızı ve hep birlikte ulaşalım tepelere!

Absürdizm ve fazlası için göz atabileceğiniz yazarlar;

-SorenKierkegaard

-Albert Camus

-EugenIonescu

Özgür Ekin Vardar

Açıklama : “Absürdizmin en önemli temsilcilerinden Camus’ nun yazılarından esinlenerek hayatın, “neden?” sorusunun sorgulandığı, cevaplarını bulmak için soruları kendinize yöneltebileceğiniz, sizi düşünmeye sevk edecek bir yazı “Absürt Yaşamlar”.”

Kategoriler: Felsefe

2 yorum

Sema · 19 Mayıs 2020 18:13 tarihinde

kesinlikle okumaya değer bir yazı. şahane🥳

Ceren Tuna · 19 Mayıs 2020 18:47 tarihinde

‘Ölüm yalnızca saçma ile olan bağımızı koparacaktır. ‘ Mükemmel bir bakış açısı, üzerine düşünmem ve kendi içimde cevap bulmam gereken pek çok şeyi hatırlattı bana.

Bir cevap yazın

E-posta hesabınız yayımlanmayacak. Gerekli alanlar * ile işaretlenmişlerdir

RSS
Follow by Email
Instagram
Bu yazı Toplamda 268 views Okunmuştur.