Albatros

Özlem Yıldırım tarafından tarihinde yayınlandı

[views]

Albatros, Diomedeidae (albatrossgiller) familyasını oluşturan kuş türlerine verilen bir isimdir [1]. Dünyada kanat açıklığı bakımından en büyük kuş olma özelliğine sahip olan albatrosların kanat açıklıkları, yaklaşık olarak 4 metre civarlarında olup ağırlıkları 4-5 kilogram kadardır [2]. Hayatlarının çoğunu açık denizlerde saatlerce avlanmakla geçirirler. Suda uyuyan ve su üzerinde beslenen albatros kuşları sadece yumurtlamak ve kuluçkaya yatmak amacı ile kıyıya çıkarlar [3]. Albatrosun okyanusu aşabilmesindeki ana etmen tuzlu su içebiliyor olmasıdır. Diğer kuş türleri içemez. Albatroslarda gagalarının üzerinde böbrek benzeri bir organ evrimleşmiştir (Şekil 1). Bu organ ağza alınan suyu filtre ederek içindeki tuzu ayıklar ve tuzu gaganın üzerindeki burun benzeri beyaz yapıdan dışarı akıtır. Bu sayede sudaki fazla tuzdan zarar görmemiş olur [4].

Şekil 1. Gaga üstü böbrek bezi yapısı.

Okyanus suyunun soğukluğu kuşun ayaklarını donduracak kadar etkilidir. Fakat kuşun ayakları ısı kaybını önlemek üzere evrimleşmiştir. Kuşun atar damarları vücut merkezinden çıktığı için sıcaktır toplar damarlar ise ayakları dolaşırken ısı kaybeder ve dolayısıyla soğuktur. Soğuk bölgelerde ısı kaybı yüksek olduğundan toplar damarlar vücuda dönene kadar çoktan bozulmaya uğrar ve doku bozularak donma olayı gerçekleşir o sebeple albatroslarda vücuttan yeni çıkmış ve ısısı yüksek olan atar damarlar toplar damarlarla yan yana durur (Şekil 2). Bu sayede damarlar arasında ısı alışverişi olur ve kuşun ayağının donması engellenir. Bu özellikle kuzey bölgelerinde yaşayan kuş türlerinde de görülür [4].

Şekil 2. Albatros atardamar ve toplardamar yapısı.

Çoğu kuş türü kanat çırparak havalanır bu çok fazla efor ve enerji gerektirir. Albatroslar ise rüzgâra karşı kanatlarını açmaları havalanmaları için yeterlidir. Uçaklarda olduğu gibi kanatlarının üst kısmı ile alt kısmının şekli farklıdır. Hava kanatın üst kısmında alt kısma göre daha hızlı yol alır. Akışkanlarda hız arttıkça basınç düşer dolayısıyla kanadın üstünde hızlı yol alan hava düşük basınç, alttaki yavaş yol alan hava ise yüksek basınç oluşturur basınç farkıyla kuş kanatlarını çırpmadan havalanabilir yani albatroslar havalanmak için enerji harcamaz, rüzgârın kendi enerjisinden yararlanır. Bu enerji tasarrufuna bir eklenti daha yapmak gerekir. Kuş türlerinde akciğerler kemiklerin içine kadar girer yani kemiklerin içi hava boşluğudur ve memeliler gibi yoğun bir kemik yapısı yoktur bu sayede ultra hafif bir vücut yapısı oluşur. Bu da kuşların havalanmasında muazzam bir enerji tasarrufu sağlar [4]. Kanatlarını sabitleyen özel bir kiriş yapısı (omuz kilidi) sayesinde fazla kas enerjisi harcamadan bunları açık tutmayı başarırlar ve uzun süre süzülerek yol alırlar [1].

Bir diğer özellik ise tüm kuş türlerinde olan ve yön bulmayı sağlayan dünyanın manyetik alanını saptayabilen organdır. Bu organ sayesinde albatros da dahil kuşlar manyetik alanı hissedebilir ve bu sayede vücut kompozisyon ve duruşundan tutun, koordinasyon ve uzun mesafe yön bulma özelliklerine kadar her türlü donanıma sahip olurlar [4]. Hayatının ilk senelerini uzun bir süre tek başına geçiren albatros kuşları, yeterli erişkinliğe varana kadar yalnızdır. Kendisine uygun eşi bulduktan sonra ise ömrünün geri kalanını yalnızca eşiyle birlikte geçirir [3]. Albatros kuşları, beyaz renkte olan 200 gram ile 500 gram arasında değişiklik gösteren, yılda sadece 1 yumurta bırakırlar. Birbirlerine son derece saygılı bu kuşlar eşler olarak birer hafta arayla sıralı bir şekilde kuluçkaya yatarlar. Yerden bir anda kalkarak havalanamadıkları için uzun süre koşmaları veya yüksekten atlamaları gerekir bu yüzden sadece yumurtlamak ve kuluçkaya yatmak için karaya çıkabilirler. 2,5 – 3 ay kadar kuluçka süreleri vardır. Ortalama 30 yıl yaşarlar fakat 60 yıl kadar yaşayanlar da görülmüştür. Uzun yaşayan bu kuşlar genellikle denizlerde yüzeydeki canlı türleri ile beslenirler ve zaman zaman da on ila on iki metre derinliklere dalarak avlanırlar. 3- 4 yaşlarında ergenliklerine ulaşan bu kuşlar 5- 7 yaşlarında yuva sahibi olurlar [2].

 Albatros kuşu fiziksel olarak martıyı andırmaktadır. Ancak martıdan çok daha büyük, boynu daha uzun gagası daha büyüktür.  Albatros kuşunun genel olarak Antarktika buzullarından başlayıp 60. enleme kadar olan alan içerisinde yaşadığı bilinmektedir. Ancak bazı zamanlarda özellikle de üreme dönemlerinde Ekvatora yakın karalarda görülmeleri muhtemeldir. Hatta 1938 yılında ABD’de meydana gelen bir kasırga sonrasında New York kıyılarında dahi bu kuşlara rastlanmıştır. Bu durumdan yola çıkan uzmanlar, albatros kuşunun Kuzey Pasifikte yaşan türlerinin olabileceğini tespit etmişlerdir [5].

Özlem Yıldırım

Kaynaklar

  1. https://tr.wikipedia.org/wiki/Albatros
  2.  https://www.bilgeyik.com/albatros-kuslari-513
  3. https://www.hurriyet.com.tr/gundem/albatros-kusunun-ozelligi-nedir-40885404
  4. https://seyler.eksisozluk.com/tuzlu-suyu-filtreleyerek-okyanusu-asabilen-muazzam-bir-kus-albatros
  5. https://www.kuslar.gen.tr/albatros-kusu.html
Kategoriler: Bilim

0 yorum

Bir cevap yazın

E-posta hesabınız yayımlanmayacak. Gerekli alanlar * ile işaretlenmişlerdir

RSS
Follow by Email
Instagram
Bu yazı Toplamda 717 views Okunmuştur.