Kalemim ve Kağıdım

Sarı yapraklar düşerken toprağaYaşanmış onca anı var damarlarındaŞiir defterimin yaprakları da sarardıSana ait hatıralarlaBiz de benzedik sararan yapraklara Benim beyaz ve sarı sayfalarım varSatırların ilmek ilmek işlediğiBir noktasına senin adın gelinceÖzlemle sarılır, gelmiştir o beklediğiBir ömür saklayacaktır sen bildiklerini İlk hediyem bir kalem ve bir kağıtsaAdın işlemek gerekir her sayfasınaBazen Devamı…

Can Parem

Yağmur var dışarıda, yağmur var yanağındaŞükrederken senin varlığınaBasarken seni nazlı nazlı koynumaBir yandan koklarken, bir yandan okşadığım saçlarınaCan parem, sen varsın hayatımda Yazarken sana ait olana anılarımızıSen beyaz kağıda çizerken hayatımızıYaşarız aslında kaderdeki yazgılarımızı Baktığım sen oluyorsun penceremdeBir güvercin gibi geldin pervazımaDuyduğum şarkıların sözleri senkenNotalara işlenmiş hayallerim cemalinleCan parem sen Devamı…

Onun Anısı

Her şey bir kelimeyle başladı o gecedeKaranlık ve kasvetli geceyi delen, bir kelime umutları yeşerten,Sönen ateşi yeniden alevlendiren bir kelimeAnsızın girdin bu virane gönlüme, kalbime Öncesi biraz hüzün, biraz neşeli ve bir akşam cemiyetiSonrası sabahın habercisi, ufuk kızıllığı ile selamlarken günü ve insanlığı,Pencereyi açıp ciğerleri patlatacak gibi çekmek havayı içine Devamı…

Can Suyu

Gencecik fidanlar göçüp gitti bu dünyadanUyanmak gerek dünya denen bu rüyadanÖlmek, bedenin toprağa girmesi gelmişse zamanBir damla can suyu lazım, toprağın sinesindeki fidana Çile derler yaşadığın her acıya, ızdırabaHep bekleriz gün doğar ve umut, bir tutam umudaEyvah, bu kapanan örtü nedir? Sanki beyaz bir bulutBakın ey dostlar giden bu tabutta, Devamı…

Hatıralar

Aklım takılır geçmişin beyazınaGözler dalar gider hatıralarınaCan sensiz gecenin sabahınaYoksun doyamadım yazına, baharına Erimez oldu gönül buzun karındaİsyanın oldu için ahuzarındaBen bir hiç oldum senin yokluğundaYoksun doyamadım yazına, baharına Unut dersin her satırında banaAcı söz hiç yakışmaz gül ağzınaAh bir buse kondursam eşsiz yanağınaYar yoksun doyamadım yazına, baharına Yazılarım karardı Devamı…

Bilmek İstiyorum

Saatler geçmiyor yapayalnızım sensiz dünyadaGülmek istiyorum, gülemiyorum yoksun yanımdaSensiz olmak mıdır hep alın yazımBilmek istiyorum, bilemiyorum Göremiyorum nazlı hilal kaşını, dünyalara bedel bakışınıOkşamak isterdim çiçek kokan saçınıYüreğime akan cennet gözün yaşınıSilmek istiyorum, silemiyorum Sanki yaşanan her şey efsaneydi, masaldıAyrılık ruhumu umudumu benden aldıGözlerim gelirsin diye yollara takılıp kaldıSana gelmek istiyorum, Devamı…

Sen Gideli

Acılar çoğaldı içimde, yüreğimdeMutluluk gülüşlerde kaldı tek karedeSöyleyin anılar, can parem kalacak nerelere?Toprak düşman, taşlar düşman oldu gözümde Güzelliğin ilhamdır dünyamaYılda birkaç kez gel mutlu rüyamaSenden sonra dalıyorum anılarınaToprak düşman, taşlar düşman yalan dünyamda Hatırlarım doğduğun anı daha dün gibiKara toprağa düştüğün andan geriyeBenim için hayat bir roman, bir film Devamı…

Sanadır

Bir duadır dillerden dökülenBeklersin çocuk gibi gönüldenCennetten hediye saydımSözlerindi dudaklarından dökülen Karşında diz çöktüm ta ezeldenMecal kalmadı dizlerimdeYüz sürdüm sana ait olanlarınaYandım gönülden, hem de yürekten Semaya ulaşıyorsa DualarımMabedine koşarken inanlarınKırıntıda olsa hepsi geçmişten kalanlarınSanadır yakarışım, sanadır olmazlarım Düşünürüm de karışır duygularımYürekten doğan dudaklardan dökülenSözler bükülür mü, doğru eğilir mi?Kalpte Devamı…

Bizim Köyün Hasan’ı

Orta boylarda, boynu boğazı birleşmiş halde, oldukça besili cüssesiyle deliliğinin yaydığı korkuyu birkaç katlayacak bir görüntü sergiliyordu. Taşı sıksa suyunu çıkaracak gücü kuvvete sahipti. Deli Musa’nın sırtı denize doğruydu. Deli Musa dedimse, öyle gerçek deli sayılmaz aslında. Sadece sağır ve dilsizdir. Oldukça becerikli, sabırlı ve saygılı delikanlıdır ve bizim yaptığımız Devamı…

Marangoz Altan

Büyüdüğüm sokaktayım. Önceden babaannemin, şimdiyse amcamın yaşadığı evin balkonundan sokağa bakıyorum ve çok da iyi hatırlıyorum marangoz Altan’ın atölyesini, evini. Derme çatmaydı ikisi de. Arada bahçe kapısından kulağının arkasına koyduğu kalemiyle elinde testere kendine zarar vermeden nasıl kestiğini seyrederdim hayretle. Sonra uzuvlarından birini hafif uçurduğunu hatırlıyorum. Karısının ince bir sesi Devamı…

RSS
Follow by Email
Instagram