Dokuzuncu Gezegen

İlhan Vardar tarafından tarihinde yayınlandı

435 views

Bulgular, Uzun Zamandır Aranan Dokuzuncu Gezegenin –Eğer Varsa – Çok Erken Oluşmuş Olabileceğini Gösteriyor

Güneş sistemimizdeki her gezegen neredeyse son 60 yılda uzay araçları tarafından ziyaret edilmiş olsa da, güneş sisteminin Neptün’ün ötesinde ki  dış sınırı zar zor keşfedildi. 

Dünya’nın beş katı kütlesindeki  – Dokuzuncu Gezegen olarak adlandırılan – bir gezegenin uçurumda gizleniyor olabileceğine dair ikinci dereceden ip uçları bulunuyor. Gerçekse, onun Güneş ve  Dünya mesafesinden yaklaşık 800 kat daha uzağa götüren çok geniş bir yörüngede dolanıyor olabilir.

 Gökbilimciler bu efsanevi dünyayı henüz bulamamış olsalar da – eğer varsa – 336 ışık yılı uzaklıkta başka bir ipucu buldular.

Çift yıldız (Ortak kütle merkezi etrafında dolanan ikili yıldız sistemi. Evrende ki yıldızların % 60’ı iki veya üçlü yıldız sistemleridir.-İ.V.) HD 106906’nın Hubble görüntülerini analiz eden gökbilimciler, 15.000 yıllık devasa bir yörüngede, onun yıldız ikilisinde dokuzuncu Gezegeni Güneşimizden olabileceği kadar uzağa süpüren bir gezegen keşfettiler. Bu, benzer şekilde uzak dünyaların diğer yıldızların çevresinde var olabileceğinin gözlemsel kanıtıdır.  Araştırmacılar, gezegenin oradan geçen bir yıldızın yerçekimi kuvvetinin yörüngenin şeklini değiştirdiği bir gezegensel langırt oyunundan yaralandığını varsayıyorlar. Belki de geçen bir yıldızın, 4.6 milyar yıl önce güneş sistemimiz üzerinde benzer bir etkisi olmuştur.


Bu Görsel Hakkında: Bu sanatçının çiziminde gösterilen HD 106906 b adlı 11 Jüpiter kütleli dış gezegen, 336 ışıkyılı uzaklıkta bir çift yıldız etrafında beklenmedik bir yörüngede bulunuyor.  Bu dış gezegen Güneş sistemimizin “Dokuzuncu Gezegen ” olarak adlandırılan  varsayılmış bir üyesi hakkında ipuçları verebilir. Gökbilimciler, ana yıldızlarından ve görünür enkaz diskinden çok uzakta yörüngede dönen devasa bir Jüpiter benzeri gezegenin hareketini ilk kez ölçebiliyorlar.

HD 106906 b deki bu disk, Neptün’ün ötesindeki küçük, buzlu cisimlerden oluşan Kuiper Kuşağımıza benzer. Kendi güneş sistemimizde, şüpheli dokuzuncu Gezegen Dokuz de  Kuiper Kuşağı’nın çok dışında benzer şekilde garip bir yörüngede uzanıyor olabilir. Bir Dokuzuncu Gezegen arayışı devam etse de, bu dış gezegen keşfi, bu tür garip yörüngelerin mümkün olduğunun kanıtıdır.

Berkeley Kaliforniya Üniversitesi’nden makalenin baş yazarı Meiji Nguyen, “Bu sistem güneş sistemimizle potansiyel olarak benzersiz bir karşılaştırma yapıyor. Tıpkı Dokuzuncu  Gezegen öngörüsü gibi, eksantrik (dış merkezli, ayrıksı)  ve son derece yanlış hizalanmış bir yörüngede ev sahibi yıldızlarından çok geniş bir şekilde ayrılmış. Bu, bu gezegenlerin nasıl oluştukları ve evrimleştikleri sorusunu akla getiriyor.” diyor.

Bu gaz devinin yaşadığı sistem sadece 15 milyon yaşında. Bu, Gezegen Dokuzumuzun – eğer varsa – 4.6 milyar yıllık güneş sistemimizin evriminde çok erken oluşmuş olabileceğini gösteriyor.

Ekstrem (En Uç) Bir Yörünge

HD 106906 b olarak adlandırılan 11 Jüpiter kütleli dış gezegen 2013 yılında Şili’nin Atacama Çölü’ndeki Las Campanas Gözlemevi’nde Magellan Teleskopları ile keşfedildi. Ancak gökbilimciler gezegenin yörüngesi hakkında hiçbir şey bilmiyorlardı. Bu, yalnızca Hubble Uzay Teleskobu’nun yapabileceği bir şeyi gerektiriyordu: 14 yıl boyunca olağanüstü bir hassasiyetle serserinin hareketinin çok doğru ölçümlerini toplamak için ekip, bu harekete kanıt sağlayan Hubble arşivindeki verileri kullandı.

Dış gezegen, ev sahibi parlak, genç yıldızlardan son derece uzaktadır – Dünya’nın Güneş’ten uzaklığının 730 katından fazla veya yaklaşık 68 milyar mildir.(109.435.392.000Km) Bu geniş ayrım, Hubble gözlemlerinin böylesine kısa bir zaman diliminde 15.000 yıllık yörüngeyi belirlemeyi son derece zor hale getirdi. Çok uzaktaki ana yıldızlarının zayıf yerçekimi kuvveti göz önüne alındığında, gezegen yörüngesi boyunca çok yavaş ilerlemektedir.

Hubble ekibi, uzak dünyanın çok yanlış hizalanmış, uzatılmış ve dış gezegenin ikiz ana yıldızlarını çevreleyen enkaz diskinin dışında olan aşırı bir yörüngeye sahip olduğunu görünce şaşırdı. Enkaz diskinin kendisi, belki de ilerleyen gezegenin yerçekimi nedeniyle çekilmesi nedeniyle çok sıra dışı görünüyor.

Oraya Nasıl Ulaştı?

Öyleyse, dış gezegen bu kadar uzak ve garip bir şekilde eğimli bir yörüngeye nasıl geldi? 

Yaygın teori, yıldızlarına çok daha yakın, Dünya’nın Güneş’ten yaklaşık üç katı uzaklıkta oluşmasıdır. Ancak sistemin gaz diskindeki sürüklenme, gezegenin yörüngesinin bozulmasına ve onu yıldız çiftine doğru içe doğru göç etmeye zorlamasına neden oldu. Dönen ikiz yıldızların yerçekimi etkileri, onu neredeyse sistemin dışına ve yıldızlararası uzayın boşluğuna fırlatan eksantrik bir yörüngeye fırlattı. Sonra sistemin dışından geçen bir yıldız, dış gezegenin yörüngesini stabilize etti ve onun kendi sisteminden çıkmasını engelledi.

Dağınık Disk

2015 yılında yayınlanan bir çalışmada Kalas, kaçak gezegenin davranışına dair ikinci dereceden kanıtlar bulan bir ekibe liderlik etti: sistemin enkaz diski, dairesel bir “pizza pastası” dağıtımı olmaktan çok, güçlü bir şekilde asimetriktir. Diskin bir tarafı karşı tarafa göre kesiktir ve yıldızların karşı tarafında görüldüğü gibi dar bir düzlemle sınırlanmak yerine dikey olarak da rahatsız edilir.

De Rosa, “Fikir şu ki, gezegen ikili yıldıza en yakın yaklaştığında, diskteki maddeyi karıştırıyor,” diye açıklıyor De Rosa. “Yani gezegen her gelişinde diski kesiyor ve bir tarafa itiyor. Bu senaryo, benzer bir yörüngede olan bu sistemin simülasyonları ile test edildi.

 Kalas, “Bir araba kazası mahalline varmak gibi ve olanları yeniden inşa etmeye çalışıyorsunuz,” diye açıklıyor. “Gezegeni ilk önce tedirgin eden ve sonra diski bozan ikili mi? Yoksa geçen yıldızlar hem gezegeni hem de diski aynı anda mı rahatsız etti? Bu astronomikdedektif çalışması, burada olanlar hakkında bazı makul hikayeler bulmak için ihtiyacımız olan kanıtları topluyor. “

Dokuzuncu Gezegen benzeri mi?

HD 106906 b’nin tuhaf yörüngesi için bu senaryo, varsayımsal Dokuzuncu Gezegen’in , diğer gezegenlerin yörüngesinin çok ötesinde ve Kuiper Kuşağı’nın ötesinde, kendi güneş sistemimizin dış bölgelerinde sona ermesine neden olmuş olabilecek şeye bazı açılardan benzer. Dokuzuncu Gezegen, iç güneş sisteminde oluşmuş ve Jüpiter ile etkileşimler sonucu ortaya çıkmış olabilir. Bununla birlikte, Jüpiter – güneş sistemimizdeki meşhur goril – büyük olasılıkla Dokuzuncu Gezegeni Pluto’nun çok ötesine fırlatırdı. Geçen yıldızlar, yörünge yolunu Jüpiter’den ve iç güneş sistemindeki diğer gezegenlerden uzağa iterek, kovulmuş gezegenin yörüngesini stabilize etmiş olabilir.

Kalas, “Genç güneş sistemimiz dinamik olarak aktifken ve her şey etrafta dolanıp yeniden düzenlendiğinde neler olabileceğini görmek için 4.6 milyar yıl öncesine giden kendi gezegen sistemimiz için bir zaman makinemiz var gibi” diyor.

Şimdiye kadar, gökbilimcilerin Dokuzuncu Gezegen için yalnızca ikinci derecede kanıtları var. Neptün’ün ötesinde, güneş sisteminin geri kalanına kıyasla alışılmadık yörüngelerde hareket eden küçük gök cisimleri kümesi buldular. Bazı gökbilimciler, bu konfigürasyonun, bu nesnelerin devasa, görünmeyen bir gezegenin yerçekimi tarafından çekildiğini  söylüyor. Alternatif bir teori, dev bir karışık gezegen olmaması, bunun yerine dengesizliğin çok sayıda çok daha küçük nesnenin birleşik yerçekimi etkisinden kaynaklanmasıdır. Başka bir teori de Dokuzuncu Gezegen’in hiç olmadığı ve daha küçük cisimlerin kümelenmesinin sadece istatistiksel bir anormallik olabileceğidir.

Webb Teleskobu için Hedef

NASA’nın yaklaşmakta olan James Webb Uzay Teleskobu’nu (Bu yıl uzaya gönderilmesi bekleniyor) kullanacak bilim adamları, gezegeni ayrıntılı olarak anlamak için HD 106906 b’den veri almayı planlıyorlar. “Sorabileceğiniz bir soru şudur: Gezegenin etrafında kendi enkaz sistemi var mı? Ev sahibi yıldızlara her yaklaştığında malzemeyi yakalıyor mu? Ve bunu Webb’den gelen termal kızılötesi verilerle ölçebilecekmisiniz. diyor De Rosa.

Webb, daha küçük, Satürn kütleli gezegenlere duyarlı olduğu için, bu ve diğer iç gezegen sistemlerinden fırlatılan diğer dış gezegenleri tespit edebilir. “Webb ile, hem biraz daha yaşlı hem de biraz daha sönük gezegenleri aramaya başlayabiliriz,” diye açıkladı Nguyen. Webb’in benzersiz hassasiyeti ve görüntüleme yetenekleri, bu alışılmadık gezegenleri ve sistemleri tespit etmek ve incelemek için yeni olanaklar açacaktır.

Bu Görsel Hakkında: Bu grafik, dış gezegen HD 106906 b’nin zaman içinde nasıl geliştiğini, mevcut, geniş ölçüde ayrılmış, eksantrik ve oldukça yanlış hizalanmış yörüngesine ulaştığını göstermektedir. (1) Gezegen, yıldızlara çok daha yakın bir gaz ve toz diskinin içinde oluştu. Diskten sürüklenme, gezegenin yörüngesinin bozulmasına ve onu yıldız çiftine doğru içe doğru spiral yapmaya zorlamasına neden oldu. (2) Ev sahibi yıldızların yerçekimi etkileri, gezegeni dengesiz bir yörüngeye fırlattı ve onu neredeyse sistemin dışına ve yıldızlararası uzayın boşluğuna attı. (3) Sistemin dışından geçen bir yıldız, HD 106906 b’nin yörüngesini sabitledi ve gezegenin ana sisteminden çıkmasını engelledi. Kaynak : Nasa, Esa ve L. Hustak ( STScI )

İlhan Vardar

Kaynak : Nasa, Esa, M. Nguyen (California Üniversitesi, Berkeley), R. De Rosa (Avrupa Güney Gözlemevi) ve P. Kalas (California Üniversitesi, Berkeley ve SETI Enstitüsü)  Sürüm : 2020-53


0 yorum

Bir cevap yazın

Avatar placeholder

E-posta hesabınız yayımlanmayacak. Gerekli alanlar * ile işaretlenmişlerdir

RSS
Follow by Email
Instagram