İneklerde Meme İltihabı Yayılıyor

Mahiye Morgül tarafından tarihinde yayınlandı

38 views

Rize’den Acil Şifa Bilgileri

Rize’de İneklerde meme iltihabı yayılıyor. Ayakta duramama, iştahsızlık, meme şişkinliği, süt vermeme, memesine dokundurtmama, gibi benzer belirtileri var.

İneği olanlar korkmasın. Eğer evde yaptığınız sirke varsa hayvanı hem meme iltihabına karşı koruyabilir, hem de hasta olmuşsa iyileştirebilirsiniz.  Günde üç kere, sabah öğlen akşam, hasta memeye sirke veya sirke anası sürün. Sirkenin vereceği gerginliği yumuşatmak için arkasından zeytinyağı sürün.

Kendi yaptığınız analı sirke en iyi sirkedir, bunu unutmayın. Hangi meyveden yaptığınız önemli değildir. Ancak armut sirkesi yere düşmüş armutlardan yapılabildiği için ve ülkemizde her yerde çeşit çeşit armut yetişebildiği için önerilir. Armut sirkesi beyaz olur, beyaz sirke beyaz deriden daha kolay geçiş yapar diye bilinir, beyaz sirkenin önemi buradan gelebilir.

Ev yapımı sirke ana tutan sirkedir, o nedenle tercihiniz ev yapımı sirke olsun. Denizanası gibi pelte halinde ana tutmuş sirkeniz varsa, onu avucunuza alıp ineğin memesine yapıştırmanız kolaydır.

Sirkeli suyla ahır temizliği yapabilirsiniz. Püskürtme kabınıza sulandırılmış sirkeden koyup ahırın her yerine püskürtebilirsiniz. Hastayı iyileştirmekten daha önemlidir hasta olmamak. Evinizde de beyaz sirkeli suyla temizliği alışkanlık edinmelisiniz.  

Sütçüm Ayşe Hanımın iki ineğinden biri geçen hafta meme iltihabından kasaba kesime gitti. İkinci ineği de belirti göstermeye veteriner çağırdılar. Öğrendik ki meme iltihabı ineklerde yayılmaya başlamış. Veterinerin verdiği ateş düşürücü aspirin, soğuk su ile yıkama önerisi ve diğer ilaçlar ineği ayağa kaldırmaya pek yaramadı. Duruma geleneksel şifa bilgilerinden çare aramaya başladık.

Bendeki Mayana işi yıllanmış analı armut sirkesi kavanozunu koydum Ayşe Hanımın önüne. Kaptığı gibi koştu ahırına. Sirkeyle siliyor, üzerine anasını yapıştırıyor, ana parçası düşmeden onu tutup yeniden sirkeye batırıyor, bir daha memesine koyuyor.  Arada bir kaynatıp götürdüğüm turunç yaprağı çayı ile siliyor memeyi.  

Ayrı bir kavanozda buzdolabının kapağında beklettiğim bal sirkesi anasından da verdim. Arada ondan sürüyor şimdi.

Karadeniz’in antik sirkeci kraliçeleri gibi oldum, evimde hem elma hem de armut sirkem var, hem de bal sirkesi kuruyorum. Bu sene armut bol oldu, bir ay sonra süzmeye başladım, pet şişeye koyup veriyorum.

Sütçü Ayşe Hanım şimdi umutlu. İlk hasta ineği kesime gidince morali çok bozulmuştu. İşi kolayladı, önce sirkeli suyla ineğin memesini siliyor, sonra sirke anasını ineğin memesindeki şiş olan bölgeye yapıştırıyor. Az bekleyince sirke anası kopmaya başlıyor, onu kaldırıp tekrar kavanozdaki sirkenin içine bırakıyor. Günde birkaç kere bunu tekrar ediyor. Veterinerin önerdiği şekilde, ateşini düşürmek için öğle saatinde ineği suyla yıkıyor. Ahırın içini de sürekli temiz tutuyor.  

Bugün ineğimiz iyileşmeye başladı. Memesindeki şişlik aşağıya düşmeye ve ayağa kalkmaya, sonra taze kabak yaprakları yemeye başladı. Güzel haber bu.

 Ahırı biraz ilerideki vadidedir. İlk gün sabah erkenden ben de gittim yanlarına. İneğimize müzik sesi dinletmek istedim, moral vermek için, ağız mızıkası götürdüm, horon havası çaldım. Döndü baktı bana, selamlaştık!

Ertesi sabah komşu bahçeden yere düşmüş armut topladım. Ona bir kova götürdüm. Doğranmış armutları elimle uzattım, bir güzel yedi. Çok mutlu oldum. Yemek yemiyor, ama armutları seçip yiyor, dedi Ayşe Hanım. Bu da iyileşme belirtisi.

Ayşe Hanım veterinerin ilaçlarını da veriyor. Ama diğer ineği aynı tedaviyle iyileşmediği için morali bozuktu.

İltihabın tamamen yok olması için böyle iki üç hafta, sirkeli bakıma devam etmesi gerekiyor. Dün öteki mahallelerde biraz dolaştım, eski ahır sahibi komşulardan bilgi topladım.

Taviloğlu Hatice Hanım iki hafta önce lohusa ineğinin memesindeki kızarmayı kendisi iyileştirmiş. Sirkeli suyla günde üç kere, sabah öğle akşam memeye pansuman yapmış. On gün böyle devam etmiş, önce suyla yıkamış, sonra sirke sürmüş, arkasından zeytinyağı sürmüş.  

Hatice Hanımın önemli bir deneyimi var, zeytinyağı da sürüyor. Şöyle açıklanabilir; sirke deriyi tahriş eder, arkasından zeytinyağı deriyi besler, yumuşatır.

Bir diğer komşumuz Peçe’nin Emine Hanım, iltihaplı memeyi yıkadıktan sonra, kestane balına tuz katarak sürüyormuş. Günde üç kere. Onun ineği bir haftada iyileşmiş. Zeytinyağı sürme işini normal zamanlarda süt sağarken yaparmış, alışkanlığıymış, eline kayganlık versin diye onu yaparmış.

Ne önerir diye Probiyotikçi arkadaşım Habib Koçal’a sordum. Memelerini sirkeli suyla yıkamayı devam etsin, dedi. Deriyi yakmasın, sirkeyi sulandırın, dedi. Kendi üretimi olan probiyotik biyosıvıdan yine sulandırarak ahırı ve ineğin memelerini spreylemeyi önerdi.

Tavuk kümeslerinde de benzer bir hastalık var diye duydum. Probiyotikçi arkadaşım kümesin suyuna Andon biyosıvıdan katmayı önerdi.  Ben de kümesin suyuna bal sirkesi katmayı veya sirke anasını küçük parçalara ayırıp içine atmayı öneriyorum.

Koruyucu önlemlere ekleyiniz:

Kestane yaprağını, varsa kuru/yaş çiçeğini beraber, kaynatıp suyunu ineğin yemeğine katmak, bu çay suyu ile memesini temizlemek. (Kendim bu kestane çiçeği çayından günde içiyorum!)  

Turunçgillerden varsa tercihen turunç meyvesini ve yaprağını çiçeğini kaynatıp çayını suyu ile iltihaplı memeyi temizlemek… Yapraklarını yemeğine katmak.

Ayşe Hanımın ahırında bir deney yaptım. Turunç doğrayıp uzattım hasta ineğe, yemedi. Ancak onun yanındaki sağlıklı olan bir diğer inek başını uzattı turunç dilimlerini kaptı yedi. Bu güzel bir şeydir. Tüm Akdeniz sahilleriz turunç gibi şifa  kaybağı antibiyotik değerinde bir meyveye sahiptir. Hem insanlar hem hayvanlar, yaprağının çağını içmelidir. İnsan için ölçümüz günde bir bardak taze yapılmış çayını içmek akciğer iltihabını önlüyor. İneğin iltihabını neden iyileştirmesin?

Bir başka bahçede Hemşinli bir komşumun yeni ineği var. Dün onunki de halsiz düşmeye, yemek yememeye başlamış. Sabah başka bir nedenle oraya uğramıştım; iki ay önce bu bahçede yere düşmüş armutlardan bu sene kurduğum bir kavanoz armut sirkesi  oradaydı. Onu alıp Ayşe’nin ineğine götürmek üzere gitmiştim. O sirke artık Hemşinli komşunun ineğine kısmetti. Hanım yukarı mahalledeki evinden henüz gelmemişti, bahçede fidancı İbrahim komşum vardı. İlk tedaviyi orada onunla beraber başlattık. Armut sirkesini süzdük ve ahıra girip ineğin ilk tedavisini yaptık.

Boşalan armut sirkesi kabına yenisini kurmak üzere onu da hazır ettim, dibinde mayalık bıraktım. Fidancı İbrahim Özdur kardeşim sabah geldiğinde toplayacağı taze armutlarla ona doldurup yeniden sirke kuracak. (İbrahim ile şifa ve fidancılığa dayalı dostluğumuzu ayrı bir yazı konusu yapabilirim.)

O gün yanımda Koçal’ın biyosıvısından,  pompa içerisinde hazırlanmış halde vardı ve bu ahırın ilk biyo temizliğinde onu kullandım. Hemşinli sütçü hanım daha gelmemişti. Onunla üç saat sonra Ayşe’nin Armutlu yolundaki ahırından dönerken Dağdibi yolu kaldırımında karşılaştık. Ona sürpriz oldu, hasta ineğiyle ilgili anlattıklarıma çok sevindi. İnşallah onu da hastalık ilerlemeden kurtarırız.

Hemşinli Hanım ile kestane yaprağıyla yapılan bir başka şifayı konuştum, deneyecek. Onun evinde kestane balı ilaçlık varmış. Kestane yaprağına kestane balı sürüp, üzerine dövülmüş sarımsak koyup memedeki iltihaplı yere tutacak. Bu yöntemi diş ağrısı için kullanan birisinden öğrenmiştim. Eminim iyi gelecek.

Şimdi 30 Ağustos kutlamalarımıza hazırlanıyorum. Bayramınız şimdiden kutlu olsun.

Mayana’dan sağlık şifa dilekleriyle…

Ahırlarınız şen olsun, evinizden bolluk bereket eksik olmasın.

Mahiye Morgül

Kategoriler: Gündem

0 yorum

Bir cevap yazın

Avatar placeholder

E-posta hesabınız yayımlanmayacak.

RSS
Follow by Email
Instagram