Soluk Mavi Nokta

İlhan Vardar tarafından tarihinde yayınlandı

368 views
14 Şubat 1990’da Gezgin-1 sondasının 6,4 milyar km uzaktan çektiği fotoğrafta dünya “Soluk Mavi Nokta”olarak görünmektedir.

“Beyinlerimiz savaşsın isterdim ama görüyorum ki siz silahsızsınız bayım.”

Franz Kafka

çocuklar öldürülmesin
şeker de yiyebilsinler (Nazım Hikmet)

Otuziki yıl önce çekilen bu fotoğrafın günümüzle ne ilgisi var diyeceksiniz. Dünyanın en uzaktan çekilen bu fotoğrafı evrende bir nokta üzerinde yaşayan insanlara bir uyarı niteliğindedir ve değerini hiçbir zaman yitirmeyecektir.

Savaşlarda çocukların öldürüldüğü,

Şiddetin, tacizin giderek arttığı,

Kadınların yok sayıldığı, katledildiği,

Bilimin, sanatın, eğitimin büyük bir hızla yok edilmeye çalışıldığı,

Adaletin ayaklar altına alındığı,

Yolsuzlukların, rüşvetin nerede ise mübah sayıldığı,

Doğanın yok edildiği,

İletişimlerimizin gittikçe azaldığı,

Sevginin çıkara dönüştüğü,

Sevgisizliğin yaygınlaştığı,

Bencilliğin giderek arttığı,

İnsan olmanın erdemlerinin yok olduğu,

Sonsuz evrendeki bu soluk mavi noktada neyi paylaşamıyoruz.!

11 Mayıs 1996 da Carl Sagan (1934-1996)(*) bir konuşmasında o fotoğrafı şöyle yorumlamıştır.

“Şu noktaya tekrar bakın.  

Orası evimiz.  

O biziz.
 
Sevdiğiniz ve tanıdığınız, adını duyduğunuz, yaşayan ve ölmüş olan herkes onun üzerinde bulunuyor.
 
Tüm neşemizin ve kederimizin toplamı, binlerce birbirini yalanlayan din, ideoloji ve iktisat öğretisi; insanlık tarihi boyunca yaşayan her avcı ve toplayıcı, her kahraman ve korkak, her medeniyet kurucusu ve yıkıcısı, her kral ve çiftçi, her aşık çift, her anne ve baba, umut dolu çocuk, mucit, kâşif, ahlak hocası, yoz siyasetçi, her süperstar, her “yüce önder”, her aziz ve günahkâr onun üzerinde – bir günışığı huzmesinin üzerinde asılı duran o toz zerresinde.  

Evrenin sonsuzluğu karşısında dünya çok küçük bir sahne.  

Bütün o generaller ve imparatorlar tarafından akıtılan kan nehirlerini düşünün, kazandıkları zaferle bir toz tanesinin bir anlık efendisi oldular.  

O zerrenin bir köşesinde oturanların başka bir köşesinden gelen ve kendilerine benzeyen başkaları tarafından uğradığı bitmez tükenmez eziyetleri düşünün, ne çok yanılgıya düştüler, birbirlerini öldürmek için ne kadar hevesliydiler, birbirlerinden ne kadar çok nefret ediyorlardı.  

Böbürlenmelerimiz, kendimize atfettiğimiz önem, evrende ayrıcalıklı bir konumumuz olduğu hakkındaki hezeyanımız, hepsi bu soluk ışık noktası tarafından yıkılıyor.  

Gezegenimiz, onu saran uzayın karanlığı içinde yalnız bir toz zerresi.  

Bu muazzam boşluk içindeki kaybolmuşluğumuzda, bizi bizden kurtarmak için yardım etmeye gelecek kimse yok.  

Dünya, üzerinde hayat barındırdığını bildiğimiz tek gezegen.  

En azından yakın gelecekte, gidebileceğimiz başka yer yok.  

Ziyaret edebiliriz, ama henüz yerleşemeyiz. Beğenin veya beğenmeyin, şu anda Dünya sığınabileceğimiz tek yer.  

Gökbilimin mütevazılaştırıcı ve kişilik kazandıran bir deneyim olduğu söylenir. Belki de insanın kibrinin ne kadar aptalca olduğunu bundan daha iyi gösteren bir fotoğraf yoktur. Bence, birbirimize daha iyi davranma sorumluluğumuzu vurguluyor, ve bu mavi noktaya, biricik yuvamıza.”      


İlhan Vardar

(*) Carl Edward Sagan (9 Kasım 1934 – 20 Aralık 1996), Amerikalı gökbilimci ve astrobiyolog. Astrobiyolojinin öncülerinden olan Sagan, bilimin popülerleşmesi için yaptığı çalışmalarla tanınır  Popüler bilim kitaplarıyla ve yazımında yer alıp sunduğu ödüllü televizyon dizisi Cosmos (Kozmos) ile dünya çapında tanınmıştır. Ayrıca Dünya Dışı Akıllı Varlık Araştırması’nın (SETI) ilerlemesine katkı sağlamıştır ve 1985 yılında yayımlanan Contact (Mesaj) adlı romanı, Jodie Foster’ın oynadığı aynı isimli film ile 1997 yılında beyaz perdeye aktarılmıştır. Çalışmalarında her zaman bilimsel yöntemi savunmuştur. Bir tür kemik iliği neoplazistik hastalığından dolayı yaşama veda etmiştir


2 yorum

Yurdanur BİLGİN · 14 Mart 2022 17:08 tarihinde

Merhaba İlhan Bey,
Carl Sagan’ın da sizin de yazınız âdeta birer ahlak düzenleyicisi niteliğinde; ancak tam da yerinde… İyi de olmuş. İnsanı bir yerden alıp çok önemli bir başka yere götürüyor; teşekkürler.
Konuya benim gibi meraklı olanlar için de oldukça yararlı bir yazı.
Dediğiniz gibi, bu fotoğraf hiçbir zaman niteliğini yitirmeyecek.
70’li yıllarda Birkaç kitabını okumuş, çok keyif almıştım Carl Sagan’ın.
Tekrar teşekkürler… Hoşça kalın.

Bir cevap yazın

Avatar placeholder

E-posta hesabınız yayımlanmayacak.

RSS
Follow by Email
Instagram