Zaman ve Sen

Hakan Sarıkaya tarafından tarihinde yayınlandı

55 views

Ocak, soğuktu geçmiş zamanımızda
Karlı bir günde çıkıp hoyratça yollara
Aramaktı, beyazın güzelliğini…
Ve sen sırtüstü yatınca beyaz karlara
Resmetmekti, seni ve güzelliğini

Şubat biraz nemli, biraz titrek doğasıyla
Bir adı aşkın zamanı
Diğer adı hüzün,
Bırakır geçmişten hatıralarımda
Sevdanın adı “Şubat”, gitmelerin adı “Şubat”…
Gün ağarırken sabahına, bakarsın nazlı yârin ardı sıra
Çok şey yaşanmıştır sende şubat
Takvimde yaprakların az olsa da

Mart, güzelliklerin müjdecisi
Keder eksilirken günlerinde
Özlem artar her saatinde, her saniyesinde
Ara sıra üşüsem de buğulu gecelerinde
Isıtır içimi senden gelen iki kelime
Başladı ve bitti, bir nefeste olsun dercesine

Nisan baharın habercisi ilkbahar mevsiminde
Yağmurlar ıslatır Dünya’mızı her gecesinde
Doğada yeşilin her tonu filizlenir ilahi bir emirle
Meleğim doğdu, güzel bir nisan gecesinde
Gözyaşları dökülür yağmur gibi toprağın sinesine
Rahmet olsun, mutluluk olsun bir ömür hikâyesinde
Ve yine bir nisan günü
Güzelliğine doyamadım yaban ellerde
Mutluluk vardı onun cennet gözlerinde
Bir ömre atılan imza ellerinde…

Mayıs kutlu günün adıdır gönül defterinde
Beyazlara büründüğün gün ve geceye
Sen, ben oldun günlerin beraatinde
Şehrimin gecesinde yağmur var yine gökyüzünde
Yağmur sen, gökyüzü sen, elin ellerimde
Mutluluk damlaları düşer gökten üzerimize

Haziran, başlamaktı zaman tünelinde
Hayat başlar yeni bir geleceğe
Sabahına gördüğüm gül yüzüne
Kim engel olabilir ki yazılmış kadere
Gidilen yollara, uzayan sohbetlere
Görmenin, başlamanın adıydı haziran

Sıcaktı temmuz güneş işlerken sineme
Isıtır tabiatı, ısıtır içimi tıpkı sevda gibi
Geceler bitmesin diye beklerken, sendin sebebi
Gündüzler parlaktı tıpkı senin gibi
Karartma güneşimi haydi gül ey sevgili…

Ne çok şey sığmıştı ağustosa belki de
Hepsi birer anı oldu geçmişte
Bahçede beklerken seni
Ne çok alışmıştım senin gelip gitmelerine
Saatlerce bakıp doyamadığım
Cemaline, cennet gözlerine

Zaman akarken eylüle kendi ahenginde
Mavinin en güzel göründüğü bir gecesinde
Geleceği işlemiştik bir resim karesine
Ve kelimeler oluşturdu sana ait cümleleri
Gece sendin, nefes almak sendin…
Hissederken seni içimde
Sevdam, hazine misali gömdüm seni yüreğime

Biz başka güzellikleri yaşarken ekimde
Sonbaharın habercisi, esen soğuk rüzgârlar vardı saçlarında
Sararmaya yüz tutmakta tüm yapraklar da
Öyle ya kaç zaman kalmıştı ki kasıma
Beklediğin, özlediğin muradına

Uzak diyarlarda dünyaya gelmenin adı kasımmış
Zaman daha ilk nefeste seni kaderime yazmış
Yıl farklı ama iki alyans ile birbirimize bağlamış
Hayatım ol dediğim, cemiyetim, her şeyim
Kasım kaderim, kasım nişanem, kasım benim hikâyem

Zaman su misali akarken gözlerimizden
Bir yılda bir ömür geçti sanki üzerimizden
Aralığın ayazları vardı yeryüzünde, içimizde
Sen varken işlemez ne soğuk ne kar hanemize
Koşarken dur durak bilmeden
Yaşamak için söz verdiğim senli geleceğe
Ben bir ömür adadım sevdiğim senin cennet gözlerine

Hakan Sarıkaya

Kategoriler: Şiir

0 yorum

Bir cevap yazın

E-posta hesabınız yayımlanmayacak. Gerekli alanlar * ile işaretlenmişlerdir

RSS
Follow by Email
Instagram